Mağara adamı vahşiliğinden 21 yüzyılın sanatsever, gelişmiş insana kadar süren evrimin sebebinin toplum ve kültürün medenileştirme etkisi olduğu düşünülür:
Bizi yabani hayvandan ayıran şey medeniyet olduğuna göre, evrim sürecinde ayrı bir yerde olmamızın sebebi de medeniyet değil midir?
Çok cezbedici bir yanıt. Evrimin oltasından kurtulmuşuz gibi görünüyor.
Eğer modern davranış şekillerimiz biricik medeniyetimizin ürünü ise kontrolü tekrar ele almışız gibi: İnsanlar kendi medeniyetlerini yarattı, demek ki kendimizi ve bugünkü davranış şekillerimizin çoğunu biz yarattık.
Ama şöyle bir problem var: bu medeniyeti yaratan insanlar en başta ne idi? Onlar evrimin ürünü “barbar”lardı değil mi?
Kabul etmeliyiz ki insanınyarattığı medeniyet, onların medeni bireyler haline gelmesinde modernleştirici etkiye sahip olmadı – yani onu “medeni” olmaya zorlayan şey milyonlarca yıllık evrimin programladığı dürtülerden başka bir şey olamaz.
Evrim insanı, insan da medeniyetini yarattı
Bu da demektir ki:
Medeniyet evrimin kullandığı bir başka araç.
El ve ayak sahibi olmak genleri etrafa yaymakta ne kadar yardımcı oluyorsa atalarımızın medeniyet ve toplumsal yaşantıları onların genlerini etrafa yaymaya o kadar yardımcı oldu.
Bugün gördüğümüz medeni, sanatsever, yardımsever, müşfik insanların yaratılmasında da evrim sorumlu olmalı.
Niye olmasın ki?
Medeni olduğumuzdan bu yana bizler, yeryüzünün gördüğü en verimli “etrafa genetik tohum saçan” araçlar haline geldik.
Son bir kaç bin yılda yeryüzünün her tarafına genlerimizi yaymayı başardık. Hatta ayda ve en yakın gezegenlerden başlayarak her yerde koloniler kurmayı planlıyoruz.
Gerçekten de, insan medeniyeti, evrimin en güçlü silahı olabilir. Bizi “hayvandan farklı kılan” her şeye nihai hakimiyetimizi sağlayacak şeyler olduğunu düşünürüz.
Öğrenme ve öğretme yeteneğimiz, “hayat kurtarma ve başkalarına yardım etme” arzumuz sayesinde en büyük düşmanlarımız olan hastalıklara karşı ilaç ve aşı bulmamızı sağladı.
Çocuklarımız için daha iyi bir hayat kurma arzusu bizi doyurulması gereken milyarlarca ağız için daha ileri tarım yöntemleri bulmaya zorladı.
Televole benzeri programlarının “en uyumlu olan kazansın – Survival of the Fittest” şeklinde çalışan doğal seçimle ne ilgisi olduğunu göremiyorsak, bu ilgisi yoktur anlamına gelmez.
Çünkü bir ilgisi olmalı. Tek olası yanıt budur.
7 Mart 2009 Cumartesi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)