Bu kitapta, bir karar verdiğinizde neler olduğuna biraz daha yakından bakmanız isteniyor.
Nöronların ateşlenmesi, elektronların beyninizin içinde dolaşması şeklindeki bilimsel sürece değil de, sizin o andaki kişisel tecrübelerinize odaklanmanız isteniyor.
İçinden geçtiğiniz bu süreçte, verdiğiniz karar ister TV kanalını değiştirmek, isterseniz de eşinizi öldürmek olsun (tabi yapmayın böyle bir şey), bütün yaptığınızın aslında verilen talimatları yerine getirmekten başka bir şey olmadığını görmek aşırı derecede şaşırtıcı olacaktır.
Böylece, bu talimatların nereden geldiğini ve en başından nasıl yazıldığını inceleyerek, Büyük Patlama ile başlayan kimyasal tepkimeler zinciri arasında doğrudan bir bağlantı kurabiliriz.
Bu sayede, bu otomatik ve önceden belirlenmiş kimyasal tepkimelerin nasıl bu kadar karmaşık hale gelip, kendi kendisinin arka bahçesi hakkında araştırmalara nasıl girebileceğini görürüz.
Ve işte o zaman hepimizin robot olduğu düşüncesi ile yüzleşebiliriz.
Bilinçli robotlar ama gene de robot işte.
Bu düşünce komik geliyor değil mi ?
Tabii ki komik...
Ama bundan 2000 sene önce Akropolis’te bazı Yunan matematikçilerin, dünyanın düz değil de yuvarlak olduğu konusunda sizin atalarınızı ikna etmeye çalıştığında verecekleri tepkiyi düşünün...koskoca bir boşlukta duran koskoca bir topa benziyormuş meğer dünya.
Veya yıldızlar o kadar uzaktaymış ki, gece ışığını gördüğümüz bazı yıldızlar meğer milyonlarca yıl önceki hali ile gözüküyormuş bize..ve o yıldızlar bizim dünyamızdaki dinazorlarla aynı zamanda ortadan kaybolmuşlar.
Kendimizi robot olarak görmek, insanın ne olduğunu daha iyi anlamak için verimli bir yol gibi gelmiyor değil mi?
Ama yine de tercihlerimizin nasıl şekillendiği konusundaki mekanizmayı incelemek günlük yaşantımızdaki problem ve hayal kırıklıklarına yeni anlayışlar getirebilir : Belki de mutlu ve müreffeh bir hayat yaşamanın zorluğunun sebebinin aslında insanların uzun süre ile mutlu ve müreffeh bir hayat yaşamak için tasarlanmadığındandır.
Şansımıza, bizi kontrol eden düzeneği anlamak, aynı zamanda o düzeneğin zayıf bir tarafının ortaya çıkması ile sağlanıyor...o zayıf taraf sayesinde bir gün, şu anda sadece rüyasını gördüğümüz bir hayata doğru geliştirebileceğiz yaşantılarımızı.
23 Mart 2009 Pazartesi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)