Demek robot olmadığınızı düşünüyorsunuz
Biz hayatta kalma, yaşamı sürdürme makineleriyiz –
Adına “gen” denilen bencil molekülleri korumak amacı ile körlemesine programlanmış robot araçlar. Bu gerçek beni hala hayrete düşürür. Yıllardır biliyor olmama rağmen kabullenmekte zorluk çekerim.
Richard Dawkins – Bencil Gen
İnsan aklının kabul etmekte zorlanacağı en çetrefilli kavram birer robot olduğumuz düşüncesi – önceden programlanmış talimatları otomatik olarak yerine getiren makinelerden başka bir şey olmadığımız düşüncesi...
İnsanın, sebze doğrayıp çırpmaya programlanmış ve bundan başka bir şey de yapmayan bir mutfak robotu ile benzerlik gösterdiğini söyleyen bir makale okumak epey zor olmalı.
Ne de olsa, insan için en belirgin özelliklerden biri seçimlerimizi yapmakta serbest olduğumuz, hayatımızla ilgili ne istersek onu yaparız.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Sevgili Engin,
YanıtlaSilBilincli Robotlar dizisini ilgiyle okudum. Bu gibi konular uzerinde dusunmen cok hos. Pek azimiz bu denli ileri gidip isi kitap cevirmeye kadar goturebildi. Dogrusu imrendim, ve takdirlerimi sunuyorum. Yakinda kitapcilarda gormemizi umid ediyorum, hakikaten degerli bir kitaba benziyor. Goklerin ve yerin yaratilisi konusunda dusunen ve bunu bosuna yaratmadin Tanrim diyen ender kisilerden birisin. Umarim dogru cevabi bulursun. Richard Dawkins tanriya inanmaz olsa da bu sahislarin varolmasi sayesinde pekcok dinsel konu acikliga kavusuyor.
Bir kac fikrimi soylemeden gecemedim. Benim de kafami yordugum konu, belki de hayatin esasini sorgulayarak bilinmez fizik otesi dunyanin sinirlarina omuz atip yikmaya calisiyoruz. İnsan beyninin algilama kabiliyetinin disinda imkansiz olani anlamaya niyet ediyoruz, ama bu yolda cabalar hic bos degil. Sonucta karin doyurmasa da kendimizi ve evreni taniyoruz. Hurafelerden, bos inanclardan, batil itikatlardan, kara cehaletten cikmanin baska yolu yok. Ancak felsefe yapanlarin pekcogu cikis noktalari ve mihenk taslari yanlis oldugundan, kara cahil, yobaz, korkutuk sacmalayan, bagnaz, dupeduz zirva seyler de yazabiliyorlar. Ya da bazi objeleri kisileri dusunceleri hevesleri tapinma derecesinde yuceltiyorlar. Felsefenin cikmaz labirentlerinde hayat curutebilyorlar, pekcogunun da kafasini karistirmaktan oteye gidemiyorlar.
Acaba onlar herhangi bir yaratici olmadan mi yaratildilar? Yoksa kendileri mi yaraticidirlar? Son yuzyilda Tanrinin varligini ispatlayan cok fazla bilimsel kanit ortaya ciksa da, sasilacak sekilde tanritanimazlik bu yuzyida yayilmis durumda. Bunda dini temsil ettigini iddia eden klisenin, caminin havranin bagnaz ve akildisi, mutlakdogrucu tutumunun tepki cephesi olusturmasi etken olmus. Bu kanitlardan birisi "buyuk patalamanin" ispatlanmis olmasi. Demek ki bu saniyeden once biris vardi ve bu olayi yaratti, yani biz yaratildik, kendiliginden varedilmedik. Bir hesaba dayaniyor hersey, senin sorguladigin da acaba bizim hareketlerimiz isteklerimiz genlerimizde onceden programlanmis midir sorusu.
Her sey bir duzene, olcuye, plana gore yaratildi. Evrenin yaratilisi cok ince ve kesin bir hesaba dayaniyor, 14 milyar yil oncesine dogru gidildikce daha da belirginlesen bir mimari yapiyla karsilasiyorlar. Giderek cozulmeye ve belki de "buyuk cokuse" dogru bir surec yasiyoruz, ama rastgele degil hicbirsey, hesaplanmis incelikle ayarlanmis bir sekilde bu isler goruluyor. Ama sorun surada acaba biz de bu ayarin bir parcasi kurulmus oyuncaklarmiyiz – sen robot diyorsun- ? Yoksa ozgur irademizle etrafimiz ve yasadiklarimizi degistiriyormuyuz? Ben ikincisinden yanayim. Herkes kendi karakterine gore hareket eder.
İnsan yeryuzunun halifeleri kilinmistir, bize verdigi nimetler hususunda bizi denemek icin kimimizi kimimizden derecelerle ustun kilan Allah'tir. İnsanin asil yaratilis gayesi uremek degil denenmektir. Savaslar bile Yaraticinin bizi birbirimizle denemek istedigi icin meydana gelir. İnsanlar sadece Yuce Allah'a ibadet etsinler diye yaratilmistir.
İnsanlari tek bir nefisten yaratan, ondan esini vareden ve her ikisinden bircok erkek ve kadin turetip-yayan Allahtir.
Cinsiyetin en eglenceli ve zevkli is olmasi, insanin robot oldugu manasina gelmemelidir. Yaratan bizim cogalmamizi ister ancak bu herseyin esas amaci degildir, oyle olsaydi, tarihte gorulen toplu hastalik salginlari, topluca ordularin imhasi, deprem, sel, dogal afet, kitlik la milyarlarca ruhun ebediyete gocu gerceklesmez, yaratan baska bir yol gelistirip olumle eksilmeyi varetmezdi.
Bunca medeniyet yolunda alinmis mesafeden sonra Sigmund Freud gibi herseyi seks merkezli aciklamak dogru olmasa gerek. İnsan genlerini torunlarina aktararak, eserlerini dunyada birakarak, bir sonsuzluga ulasma azminde. Ama bir gun butun yapilan bu eserlerin toz olup ufalanacagini bilmek umitsizlik verici olsa da bilimsel bir gercek. Oyleyse baska birseyler olmali hayatin amacini aciklayacak.
Hanginiz daha guzel isler yapacaksiniz diye bizi sinamak icin gokleri ve yeri yaratan Allahtir. Hangimizin daha guzel davranacagini sinamak icin olumu ve hayati yaratmistir.
Senin Tercume ettigin Richard Dawkins kitabiyla, Schopenhauer'in Askin Metafizigi kitabinda paralel goruslere yerverilmis. Sadi'nin Gulistan eserinde, oglanciligi konu aldigini zannetmesi de İslam yazarlarina yuzeysel yaklastiginin ispati. Hangi muhtesem beyin olursa olsun cikis noktasi hatali olan bir dusunurun dogruya varmasi mumkun degildir. Buna mukabil. Dayanagi dogru olan siradan bir zeka sahibi kisinin varacagi sonucun da dogru olma ihtimali yuksektir. Kuran esasli bilimsel dusunce akla ve huzura goturur, insan rahat eder.
Selam ve sevgilerimle
Ayhan
Sevgili Ayhan (Ali bey?)
YanıtlaSilYorum için teşekkürler...(Bu blog'a ilk yorum olarak da tarihteki yerini almış oldu)
Benim hiç kutsalım yok ancak bu diğer insanların kutsallarına saygısızlık etme hakkını vermiyor, dolayısı ile böyle bir saygısızlık aklımın ucundan geçmez Ancak yeterli empati kuramadığım bazı durumlarda benim için saygısızlık olarak görülmeyen bir şey başkası için saygısızlık olarak addedilebilir. Bunun için peşinen özür dilerim.
Yazınızda "Son yuzyilda Tanrinin varligini ispatlayan cok fazla bilimsel kanit ortaya ciksa da..." ile başlayan bir cümle var...
Bu bilimsel kanıtlar nelerdir?
Bana bilimin böyle bir ispat imkanı yokmuş gibi geliyor. Bilim tanrının yokluğunu ispat edemez. Böyle bir ispat hem görev alanı değildir hem de mümkün değildir gibime geliyor.
Bir de Bilinçli Robotlar kitabı Richarda Dawkins'in eseri imiş gibi anlaşılmış, yanlış olmasın Bilinçli Robotlar Ian Charles'ın bir kitabı.
Saygılarımla