Bu tabii ki mutluluk araştırmacılarının önerileri ile bağlantılı olacaktır; belli bir süreden sonra mutlu olmanın ne kadar zor olduğunu biliyoruz. Evrim bizim sürekli mutlu olmamamızı istemiyor.
Mutluluk hissi bizim etrafımızdaki dünyada olup bitenin otomatik bir sonucu değil, bizim bilinçli tercihlerimizi yönlendirebilmek için kullanılan bir araç.
Genlerin hayatta kalma şanslarını maksimum hale getirmek başarabileceğiniz bir hedef değil, çünkü “maksimum”un rakamsal bir tanımı yok. Bu sebeple mutluluk da bir hedef değil.
Mutluluk bir dizi “fena değil işte” duygusunun toplamından oluşan birşey. (“İçgüveyinden hallice” durumu “fena değil işte’in tam karşıtı mı yoksa “fena değil işte”den bir basamak daha mı aşağıda bilemiyorum. Hatta bir de “ne olsun be abi.Yuvarlanıp gidiyoruz” durumu var. Yazıda “Fena değil işte” anlatımına sadık kalmak da fayda var)
Genlerin hayatta kalma şansı düne göre artıp azalmasına bağlı olarak değişiyor.
Hayatla İlgili Bir Problem
Evrim bizim ne kadar mutlu olmamızı istiyor?
Eğer deneyimlediğimiz duygular tarafından yönetiliyorsak...bunun bizim mutlu bir hayat geçirmemizin olasılığına nasıl bir katkısı olabilir?
Eğer biz genetik efendilerimizi tatmin etmek için çalışan kölelersek...mutlu olmamıza hiç izin verecekler mi?
Bu bölümde de mutluluğu daha iyi anlamaya çalışacağız...daha doğrusu mutluluğun doğasını anlamaya çalışacağız.
“Nasıl daha başarılı olurum?” u değil..Veya “Sayısal Lotoda çıkacak numaralar nedir?”i araştırmak değil amacımız.
Daha çok “Mutluluk nasıl çalışır. Mutluluğun amacı nedir?”e odaklanacağız.
- Eğer mutluluğun biyolojik açıdan nasıl çalıştığını anlayabilirsek, bu biraz daha mutlu olma konusunda bize yardımcı olabilecek mi?
veya, aslında, daha fazla mutlu olmak mümkün müdür?
Mutluluk bizim düşündüğümüz gibi çalışmaz.
Bizi daha mutlu yapacak şeylerin bir listesini çıkartalım:
Buna Mutluluk Dilek Listesi diyelim
- Daha çok para
- İyi bir ilişki
- Dünya barışı
- Daha çok saç (veya daha ince, veya daha kalın, veya daha ahenkle dans eden...)
Tabi liste yapmak kolay
...problem o listeyi gerçekleştirmek: herşeyden önce dünya kontrol edilmesi kolay bir yer değil.
Ama devam etmemizin, yani her gün denemeye devam ediyor olmamızın gerekçesi , bir gün bu listedeki her şeyi başaracağımıza olan inancımız, o zaman da şimdikinden daha mutlu olacağız...
Ve dahası mutlu olarak kalmaya da devam edeceğiz...
- Mutluluğun kerevetinde kalmaya devam edeceğiz, ta ki durumlar değişene dek...mesela işimizi kaybettiğimizde, kanser olduğumuzda, annemiz öldüğünde...
Ama ya mutluluk böyle çalışmıyorsa?
Yani mutluluk otomatik bir sonuç değil de bir mekanizma ise..bu durumda bizim mutluluk dilek listemiz ne olacak?
Buda
Hepimiz mutluluğun ulaşılabilir olduğu düşüncesi ile yetiştirildik. Bize öğretildi ki eğer okulda sıkı çalışırsak, eğer iyi bir ailemiz olursa, eğer daha çok para ve toplumun saygınlığını kazanırsak..mutlu olacağız. Herşey “Onlar ermiş muradına” için, her kitap, her film bu basit varsayım üzerine kuruldu.
Ama yine de, dünyanın en yaygın dinlerinden biri 2500 yıl önce bu konuda ikna olmayan bir insan tarafından kuruldu.
Buda Hintli bir prensti. Efsaneye göre, varlıklı ve sağlıklı bir kişiydi. Parası, gücü ve ünü vardı. Ama gene de hayatından memnun değildi.
Hayattan “daha fazlası”ını araştırırken, bir gün bir ağacın altına oturdu ve neyin yanlış olduğunu düşünmeye başladı. Ağacın altında epeyce bir süre oturduktan sonra şu sonuca vardı :
- Tatminsizlik yaşamın doğasında var
Hayatta ne başarmış olursanız olun – bu ister maddi zenginlik olsun, ister sizi seven bir aile olsun, ister etrafınızdaki insanların saygısı olsun, isterse de bunların toplamı olsun – bunlar hiç bir zaman sizin için kalıcı süre ile tatmin edici olmayacaktır.
Bu 21. Yüzyıl Batı dünyası için epeyce sarsıcı: Milyonlarca insanın manevi düşüncesinin zengin, başarılı ve sevilen biri olmanın yaşamını geliştirmeye yetmeyeceği üzerine kurulu olması tuhaf gelir.
2500 yıl önce doğduğu için bilim Buda’ya pek yardım etmedi.
Bir gözlemde bulunmuş ama açıklayamamıştı.
Peki 2500 yıllık bilimsel bilgi birikimi Buda’nın gözlemine ne ekleyebilir?
Gerçekten insan doğası hiç bir zaman doymaz mı?
İnsan doğası ceylan avlayan aslanın doğası ile aynı mıdır?
Çimenin niye her zaman yeşil olduğunun bilimsel bir açıklaması yapılabilir mi?
Yaşamın doğasında tatminsizlik olmasının bilimsel bir açıklaması var mıdır?
İçgüdülerimiz mutluluk hakkında bizi nasıl yanıltır?
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder